SARAY PENCERESİ!

SARAY PENCERESİ!

Değerli okurlar, bu yazımda, ülkemiz içinde ve dışında bizlere yaşatılan tüm olumsuzlukların sorumlusu olan AKP iktidarının bu olaylara hangi pencereden baktıklarını ele almak istiyorum. Saray penceresinden bakıldığında her yer güllük gülistanlık. Milletin rahat ve huzur içinde yaşadıklarını görüyorlar. Ankara penceresinden bakmayı akıl etseler, milletin, adaletsizlikle, haksızlıkla, kaos ve karmaşanın yarattığı ortamın güvenlikten yoksunluğuyla, kendi ülkesinde yabancılaştığı, gerektiğinde baba diyerek sığındığı devletin yokluğuyla cennet ülkemizde sahipsiz kaldıkları bir ortamı görürlerdi.

AKP yönetimi, can çekişen emeklilere sarayda kuş sütünün dahi eksik olmadığı mükemmel bir yemek ikramında bulunarak üstünlük algısı çerçevesinde emekliye güç gösterisi yapmaktan da geri kalmıyor. Yani emeklinin zavallılığını ifşa ederek, tıpkı sosyal yardımlara muhtaç yoksul sayısını arttırmak suretiyle, ben olmazsam bu sosyal yardımları alamazsınız diyerek bu kesimin kendi iktidarlarına muhtaç olduğu algısını pekiştiriyor.

Değerli okurlar, olaylara; hangi pencereden bakarsanız bakın, önemli olan şeyin baktığınız pencereden olayları nasıl gördüğünüz ve algıladığınızdır. Bu anlayış çerçevesinde; AKP iktidarının, olaylara siyasal İslam gözlüğü ile saray penceresinden bakması sonucu her alanda milletin umutlarını tükettiği ve çaresizliğe mahkum ettiği görülüyor. Oysa Ankara penceresinden baksalar, milleti prangalardan kurtaracak çarelerin aranması kaçınılmaz olacaktır. Çünkü; olumsuzlukları kabullenen, elinden bir şey gelmeyeceğine inanan, pasifize olan, güven duygusunu yitiren ve başkalarına inanmayan, umutsuzluk ve içe kapanık hale getirdikleri bu toplumu fark etmiş olacaklardı.

Saray penceresinden bakış, daha keskin sosyal ayrımlar, daha derin sınıfsal farklar, daha katı sınırlar ve daha karanlık bir Türkiye anlamına geliyor. Öyle ki; Suriye örneğinde olduğu gibi, Ensar, muhacir aldatmasıyla milletin alın terinin bunlara harcanması, ülkemizde derin bir yoksulluğa sebep olurken; saray ve eşrafı, bin ömür boyunca harcasalar yine de bitiremeyecekleri servetlere sahip. Çürük binalarda, güvencesiz işlerde, sağlıksız koşullarda yaşam mücadelesi veren milyonlarca insan bu bakışın karanlığında esir durumda. İktidar bu karanlığı algı operasyonları ile sanki bir başarı varmış gibi sözde aydınlatmaya devam ediyor.

Ulu önder  Atatürk, Yüz yıl önce milletin özgür iradesi ile yeni bir pencere açarak, adil bir Cumhuriyetin eşit vatandaşları olarak yaşama umudu verdi bizlere. Cumhuriyet, bu milletin en büyük eseri ve kendi geleceğine bırakılan en değerli miras. Geçirdiğimiz yüz yılda bize emanet edilen mirasımıza sahip çıktık ve bu pencereyi büyütmeye çalıştık. Ancak AKP iktidarının siyasal İslam anlayışı eksenine kayması sonrasında, planlaması küresel güçler tarafından daha önce yapılan olaylar ekseninde önce Bağdat, bugün de Şam penceresinden bakarak siyasi rant peşinde koşmaya devam ediyor.

Peki ya sizler, siz oy namustur ilkesini şiar edinenler; olaylara, insanlara ideolojik bir gözle bakma, yani takım tutar gibi parti tutma, sadece bazı kanalları izleyip sadece bazı adamlara oy verme anlayışından kurtulmanız gerekmez mi? lütfen artık olaylara ve karşı seslere  Ankara penceresinden bakıp, kulak verin ve ayrıştırıcı söylemlere itibar etmeyin. Çünkü; vatan varsa biz varız. Bu vatan hepimize yeter zenginliklere sahiptir. Yeter ki, Cumhuriyet aydınlığında Atatürk ilke ve devrimleri yaşatılsın.

DOĞRU PARTİ temsilcileri olarak diyoruz ki; dün olduğu gibi bugün de devleti ve milleti bölmek, parçalamak suretiyle federatif bir yapı amaçlayan küresel güçler ve yerli iş birlikçileri bilsinler ki; “Türk milleti, sağduyusu ve sarsılmaz iradesi ile Atatürk ilkelerinin birleştirici ve bütünleştirici gücü sayesinde ülkemizi içinde bulunduğu ateş çemberinden  çekip alacaktır.” Çünkü; Bu pencere sarayın değil, Cumhuriyet’in başkenti Ankara Penceresidir.            26.Aralık.2024

 Selam ve saygılarımla  

Cezmi Orkun

Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı

(Enerji, Tabii Kaynaklar ve Madencilik Politikaları Başkanı)

Yorum bırak